Merhaba,
Bugün sizlere laguer (http://laguer.blogcu.com) arkadaşımızın önerisiyle incelediğim bir blogdan bahsetmek istiyorum. Özellikle benim gibi blog hazırlama konusunda yeniyseniz ve bloğunuzu yeni fikirlerle şenlendirmek istiyorsanız faydalı bilgiler bulabileceğiniz bir site. Ziyaret etmek isterseniz adresi http://superkodlar.blogcu.com. Laguere teşekkür ederim.
Ayrıca bugün hasta ziyaretine gidiyoruz; Kendisini kaat-i çalışmalarıyla tanıdığımız Nalan teyzemiz (http://nalansanat.blogcu.com) aynı zamanda uzman bir çöp terapisti olup biblo doktoru olarak kendisinin kurduğu (eşini de cebren çalıştırdığı..!), "blog biblo hastenesinde" gönüllü hizmet vermektedir. Sevgili teyzemin (benim teyzem siz abla deyin daha gencecik) şifalı elleriyle derman bulan karadam ve ailesine, elim bir şömine kazasında bacağını kırarak malulen emekli olan noel babayla, beraberindeki çırağı ve geyiğine,(değneği eşi Mahmut amcanın imalatıdır) donmaktan son anda odun kömür takviyesiyle (kömürleri gördüm vallahi gerçek!) kurtulan karçocuğa ve meleğe acil şifalar dileriz. Tabii bu arkadaşlar şuan nalansanat arşiv "benim biblo hastanem var" yazısında ikamet etmektedirler, ziyaret etmek isteyenler için.
Bu arada henüz bilmeyenler için yazıyorum. Nalan teyzemizin tam anlamıyla on parmağında 10 marifet vardır, diğer ünvanlarının yanında kendisi bir kaat-i sanatçısı olup çalışmalarından bazılarını (emin olun yalnızca işlerinin ufak bir kısmı ordakiler, ısrar edin de hepsini çekip koysun) sitesinde yayınlamıştır. Unutulan hatta pek çoğumuz tarafından bilinmeyen "geleneksel Türk süsleme sanatlarımızdan kaat'ıyla" en azından bilgi sahibi olmanız açısından ilgilenmenizi ve bu eserleri görmenizi dilerim.
Yazımda hiç bir reklam amacı olmayıp unuttuğumuz değerlerimize sahip çıkmamız ve sahip çıkıp yaşatmaya çalışanlara da katkıda bulunmak gerektiğine inandığım için yazdım. Merakınızı çezbetmesi için 23/12/ 2006 tarihli "kaati sanatını duydunuz mu?" (http://nalansanat.blogcu.com/kaat-i+sanatini+duydunuz+mu/) adlı yazının bir bölümünü çaldım yayınlıyorum
"...Kaat’ı sanatının adı kaatetmek (kesmek) ten geliyor. İcra edenlere kaattan deniyor. Kâğıt ve deri gibi materyaller kesilip oyularak eserler oluşturuluyor. Oyularak çıkarılan desene erkek kaat’ı, bunun içinden çıkartıldığı desene de dişi denir. Her iki desen başka bir renkteki zemine yapıştırılıp aynı anda iki eser oluşturulur. Ben erkek tarzında çalışıyorum. Ebrulu kâğıtlardan oyduğum desenleri bir kompozisyon haline getiriyorum. Bu sanat tezhiplenmiş yazılı sayfaların sürtünerek zarar görmemesi için arasına..."
Alıntıdır.
Devamını okumak sizlere kalmış
Sevgilerimle.
Not: Biliyorum gelen arkadaşlar laf kalabalığından başka bir icraatımı henüz göremediler. Ancak biraz müşkülpesent ve ayrıntıcı olmam nedeniyle kapsamlı araştırmalar yapmadan, içime sinmeden, gelişigüzel bir şeyler yapamıyorum. Şu anda nakış türleri (kurdele, Brezilya), seramik, Türkçemize sahip çıkalım, hayvan dostlarımız, konularında dökümantasyon(= belge toparlama, Türkçesi varken) çalışmaları yapmaktayım. Bunları en kısa sürede sizlerle paylaşmayı umuyorum. Görüşmek üzere,
|